Ana sayfa » Blog » Atölye » Hayatımı Yazmak İstiyorum! Hayatınızı Yazma Tavsiyeleri

Hayatımı Yazmak İstiyorum! Hayatınızı Yazma Tavsiyeleri

Hayatımı Yazmak İstiyorum

Hayatımı yazmak istiyorum cümlesi belki de birçoğumuzun ağzından defalarca çıkan bir cümledir. Ağzımızdan çıkmadan önce ise beynimizde ve kalbimizde yer etmiştir. Yaşadığımız olaylar, anılarımız, acılarımız, mutluluklarımız; her biri kaleme alınmaya ve hatta belki de roman olmaya değer şeylerdir. Özellikle hayatımı roman yapmak istiyorum ama nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum diyorsanız buyurun sizin için derlediğim birkaç tavsiyeye göz atın..

Hayatımı Yazmak İstiyorum

Hayatımı yazmak istiyorum!

Her insan başlı başına bir eserdir. Doğumundan ölümüne kadar, hayatın birçok anında birçok farklı olayla karşılaşmaktadır. Olayların zorlukları veya kolaylıkları kişilere değişebilir. Ama değişmeyen tek şey; herkes için oldukça kıymetli olaylar olmasıdır.

Yazsam roman olurdu deriz ya; birçoğumuz yazmak istiyor ancak nereden başlayacağını bir türlü bilemiyor. Yazarlığı bir meslek olarak yürütmeye başladığım günden beri, özellikle katıldığım kitap fuarları ve imza günlerinde okurlarımdan en çok duyduğum iki cümle şu: Benim hayatımı yazsan roman olur ve hayatımı yazmak istiyorum.

Duyduğum bu cümlelere karşı olarak verdiğim cevap ise bir tane: E, ne duruyorsun, hadi yazsana!

Eh, dananın kuyruğu da burada kopuyor işte. Yazmak; dışarıdan oldukça basit ve sıradan görünen ancak içine girince bir hayli sancılı ve sabır isteyen bir eylem. Özellikle saatlerce defter veya bilgisayar karşısında ilham perisi beklemek ise başlı başına bir iş. Pes etmemek olağanüstü bir direnç gerektirir.

İlham perisini bekleyemezsiniz, peşinden sopayla koşturmalısınız! Jack London

Hayatımı yazmak istiyorum nereden başlamalıyım?

İlham perisini beklemek yerine onun peşinden koşmak gerektiğini öğrendiniz. Peki, ilk olarak nereden başlayacaksınız?

Cevap: İlk yapmanız gereken şey notlar almak!

Hayatımı Yazmak İstiyorum

Hayatımı yazmak istiyorum diyorsanız öncelikle hayatınızı okumanız gerekmektedir. İlk yapmanız gereken şey hayatınızı gerçekten baştan aşağıya okumak, yani yaşadıklarınızı bir bir hatırlamak olacaktır. İnsan hafızası hem çok tembel hem de çok çalışkandır. Öncelikle, hayatınızla ilgili mutlaka değinmek istediğiniz konuları bir kenara not edin. Bunlar zaten unutamadığınız olaylar olacaktır. Daha sonra bu notları sık sık gözden geçirin. Her göz geçirişte, başka olayları anımsadığınızı fark edeceksiniz. İlk başlarda gözünüzden kaçan detayları birden keşfedeceksiniz. Detaylar ortaya çıktıkça hafızanız yani beyniniz tembelliği atacak ve sizin bile hatırladıktan sonra şaşkınlığını yaşayacağınız, bilinçaltınıza gömülmüş birçok olay ve daha önemlisi o olaylara ait duygularınız açığa çıkacaktır.

Buraya kadar anlaştıysak, hayırlı olsun. Hayatınızı kaleme almak için gereken en büyük adımı attınız. O zaman gelin şimdi de bu süreçte yazma pratiğinizi geliştirecek ve istikrar yakalamanızı sağlayacak birkaç tavsiyeye göz atalım.

Hayatınızı yazma tavsiyeleri!

Hayatınızı başkalarına sorun!

Mutlaka ve mutlaka hayatınızı başkalarına sorun. Eşiniz, çocuklarınız, kardeşleriniz, anne-babalarınız ve yakın arkadaşlarınız… Onların gözünden mutlaka kendinizi görmeye ve yazacağınız olayları onlardan da dinlemeye çalışın.

Notlarınızı sıralayın!

Elinizde onlarca, yüzlerce not mu birikti? Karmaşayı aşmak için kendi içinde bir sıraya sokun. Olay örgünüze göre başlıkları sıralayın.

İlk cümleyi hemen bugün yazın!

Yazma eyleminin en zor anı başlamaktır. Başlamaksa, bitirmenin yarısıdır. Bu yüzden korkmayın, hemen şimdi, hatta bu yazıyı okumaya ara vererek ilk cümlenizi yazın. Cümlenin ne olduğu hiç önemli değil. Sonradan beğenmeyip silebilirsiniz. Ama o ilk cümleyi mutlaka yazın!

Yazamadığınız zaman silin!

Evet, yanlış duymadınız, yazamadığınız zaman eski yazdıklarınızı okuyun ve mutlaka bazı yerlerini silin. Metin budama dediğimiz bu teknikle metniniz estetik kazanacaktır.

Yazdıklarınızı sesli okuyun!

Yazmaya başladınız ve ilerlediniz. İlla ki çeşitli editöryal hatalar yapacaksınız. Bunları ayıklamak için yazdıklarınızı sesli okuyun. Sesli okumanın sonunda hatalarınızı görecek ve ayıklayacaksınız. Ayrıca metninizin bir ritmi olduğunu fark edecek ve ritme uymayan cümleleri değiştirebileceksiniz.

İç çatışma/dış çatışma dengesini koruyun!

Eğer hayatınızı bir roman olarak kaleme alıyorsanız iç çatışma ve dış çatışma unsurlarına dikkat edin. Özet bilgi olarak, dış çatışma fiziksel olarak yaşadığınız olaylar, iç çatışma ise duygusal gerilimler ve değişimlerdir. Bahsettiğiniz olayın arkasından mutlaka o olayın iç dünyanızda gerçekleştirdiği duygu değişimi belirtin.

Seyirci karşısında soyunmayı öğrenin!

Yazmak çıplaklık, hayatını yazmak ise çırılçıplaklık gerektirir. Bir sahnede seyirciler karşısında ne kadar soyunabilirsiniz? Bunu düşünün ve yazdıklarınızda mutlaka çıplaklığı, çırılçıplaklığı hedefleyin. Duygularınızı, düşünceleriniz ve yaşadıklarınızı eksiksiz ve objektif yazmaya çalışın. Zamanla bu çıplaklığı öğrenecek ve çırılçıplak kalacaksınız.

Hayatımı Yazmak İstiyorum

Yayımlatmak için acele etmeyin!

Hayatınızı yazdınız bitti. Süper. Hemen yayımlatmak için acele etmeyin. Bırakın dosyanız biraz demlensin. Yeniden yeniden gözden geçirin.

Bir editörden yardım alın!

Yazdıklarınızı mutlaka bir üçüncü göze, mümkünse alanında uzman editörlere sunun. Dilbilgisi hatalarından anlatım bozukluklarına kadar olası hatalarınızı ayıklayın ve temiz bir dosyaya sahip olun.

Yazdıklarınıza bağımlı olmayın!

Belki de en önemli tavsiyem bu olacaktır. Çünkü insanlar, yazdıkları ilk eserlere bağımlı olma eğilimindedirler. Yani ortaya çıkan o eserin dünyanın en iyi eseri olduğuna inanırlar. Dostoyevski, Tolstoy falan halt etmiştir yanında. Bu düşünce sizi bitirir. Henüz yolun çok başında olduğunuzu asla unutmayın!

Şimdilik tavsiyelerimiz ve açıklamalarımız bu kadar. En genel tavsiyeleri kısa kısa ve kafanızı karıştırmadan anlatmaya çalıştım. Unutmayın, bir kitap yazmak asla bu kadar basit değil. Sadece ufak bir destek sunmaya çalıştım sizlere. Umarım faydası olmuştur.

Son tavsiye; yazmaktan ve tarihe kalıcı bir anı bırakmaktan asla çekinmeyin…

Son not: Eğer bir türlü yazamıyor veya yazmaya zamanınız olmuyorsa bir gölge yazardan destek alabilirsiniz. İlk defa duyduğunuz bir kavram ise gölge yazarlık nedir yazımı okuyabilir, bir gölge yazar olarak benden destek almak istiyorsanız benimle iletişime geçebilir ve bütün sorularınızı çekinmeden sorabilirsiniz.